Tasarımın Yapı Taşları: Tasarım Prensipleri ve Elemanları #002

TASARIM ELEMANLARI

Tasarımın yapı taşları dizisinde 2.bölüme tasarım elemanları ile devam ediyoruz.Çizgi,şekil,form,mekan,renk,doku,desen elemanlarından oluşan  bu dizide elemanları, detaylandırılmış örneklerle kavramsal bir şekilde açıkladık.

ÇİZGİ

İki boyut olarak algıladığımız çizgi , 3 boyutlu tasarım ile birlikte hacim kazanır. Psikolojik etkisi ile beraber ,tasarımda kullanılan çizgisel dokunuşlar kullanıldığı yön ve değişimlere göre nesnelere yönlendirme ve süreklilik etkisi verir. Bu şekilde çizgi,işlevsel olarak kullanışlı, görsel ve sözel bir dile sahiptir. Yatay çizgiler sakin ve pasif,düşey çizgiler hareketli ve statik ,diyagonal çizgiler ise dinamik ve canlı bir etkiye sahiptir.

Mies van der Rohe örneğinde;baskın olarak kullanılan düşey çizgilerle, yüzey ve hacim vurgulanmıştır.Bu doğrultuda, kullanılan çizgisel eleman doku,malzeme kullanımına bağlı olarak görsel etkiyi,hacmi ve yön hissiyatını değiştirerek farklı yönelmeler sunar.

Untitled
R. Crown Hall, Kentsel Tasarım ve Mimarlık Okulu,Illinois Teknoloji Enstitüsü,Chicago,1956, Mies van der Rohe

ŞEKİL

Geometrik şekiller mekana veya tasarıma pasif ve dekoratif bir etki kazandırırken,organik şekiller daha statiktir.Şekillerin tasarımda tekrarlarla  kullanımı bir hareketlilik oluştururken, dekoratif etkisiyi de arttırır. Bu süreçte,şekillerin soyutlanması,kesişimi veya farklı metodlar ile kullanımı yeni ve farklı şekiller elde etmenize olanak sağlar.Bu sayede oluşan şekiller mekana rahatça adapte olur ve aidiyet kazanır.

Bu konudaki en önemli noktalardan biri de pozitif ve negatif mekanlardır.Şekilleri pozitif mekanlar olarak düşünürsek etrafta kalan boş alanlar negatif mekanlardır.Tasarladığınız bir yapıda,bir iç mekanda,çevresel bir düzenleme projenizde hatta yağlı boya çalışmalarınızda bile bu kriter dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta olacaktır. Doluluk ve boşluk olarak tanımlayacağımız bu negatif ve pozitif alanların denge uyumu; şekillerin alana adaptasyonu ,aidiyeti ve kararlı duruşu açısından önemlidir.

Örneğin bu mutfakta, açısal şekiller kullanılarak mutfak tezgahıyla tavan arasında bir yansıma oluşturulmuş.Kullanılan yatay ahşap çizgiler ve açılı tezgah şekli tavanın açısal şeklini vurgular durumdadır.Tavanın ve tezgahın bu şekli, mutfak ve oturma bölümleri arasında hareket ve ayrım duygusu uyandırır.

1
Diagonal Mutfak Tezgahı

BİÇİM(FORM)

Biçim çizgi, renk ve diğer yüzey elemanlarının birbirleriyle ilişkileri sonucu oluşan,hacmi ve kütleyi tanımlayarak objeleri üç boyutlu olarak incelememizi sağlayan ve şekilleri birbirlerine göre yerleşimleri ile ele alan bir terimdir. Nesnelerin varlığını ifade etmemize olanak sağlayan bu terim, simetrik veya asimetrik, organik, inorganik, doğal, yapay, dinamik veya durgun bir görsel algı oluşturur.Bu görsel algılamanın fiziksel boyutunun ortaya çıkabilmesi için çizgi,renk ve ışık biçime canlılık kazandırır.

Biçimlendirmede tasarım elemanlarına doğada olduğu gibi bütünü oluşturma potansiyeli ile yaklaşılmalıdır. Böylece işlev , biçim,estetik bütünlüğüne sahip eserler elde etmek mümkün olacaktır.

Villa Savoye örneğinde; yapının formdaki hacimsel uyumu ve dengesi , mekana olan işgal tavrı formun oluşturduğu algısal durumdur.

2
Villa Savoye ,Poissy,Fransa,1931,Le Corbusier

MEKAN

”İnsanı çevreden belli bir ölçüde ayıran ve içinde eylemlerini sürdürmesine elverişli olan boşluk.” (Hasol)

Bu tanıma göre; mekan insanı çevreden ayıran, bir anlamda yalıtan ve fonksiyona göre anlamlanan bir boşluktur. Mekan, canlıyı içine alan, onu evrensel boşluktan ayıran bir uzay parçasını belirtmektedir.

3
Mekan

Mekân genelde kütleler arasındaki boşluk olarak tanımlanır. Fakat gerçekte mekân kendi başına mimari biçimlemeye sahip kütlelerin arasındaki bir biçimdir.

Mimari oluşumun ilk aşaması olan mekan , insanın kendisini güvende hissettiği sınırlı bir hacim, içe dönük, özel bir boşluktur.Mekân ,mimarlığın konusunu ve mimari ürünü var eden temel koşuldur. Dolayısıyla,mekân var olmadan mimari bir eserin varlığından da söz etmek mümkün değildir.

Mekan üzerinde çalıştığımız bölgedir ve onu anlamlandıracak olan da bu mekana yükleyecek olduğumuz tasarımsal detaylardır.Yani bir park düzenlemesi yapıyorsanız burası sizin için çalışma mekanınızdır ve üzerinde çalışacağınız alanlar ve oluşturacağınız, tanımlayacağınız mekanlar ihtiyaç ve tasarım doğrultusunda şekillenecektir. Yarı açık ,açık,kapalı mekanlar veya tamamen tasarımcının kendi bakış açısıyla çeşitlendirdiği mekan tanımlamaları,tasarımınıza ciddi derecede yardımcı olur, kazanımlar sağlar.

RENK

Renk, çeşitli cisimlerden yansıyarak gelen ışınların, ışığın gözün retinasına  ulaşması ile oluşan, görsel algı sonucu bireyde oluşturduğu duygudur. Renk faktörünün önemi ,tasarımdaki rolü kaçınılmaz bir gerçektir.Bu sebeple öncellikle önemli alt bilgiler hakkında bilgi sahibi olmak bizler için daha faydalı olacaktır.

Bir görme olayında ;

  •  Işınların göze gelmesi – Fiziksel
  •  Bu ışınların karşısında gözde ortaya çıkan işlemler – Fizyolojik
  •  Cismin beyinde algılanması – Psikolojik bir olgudur.

Rengin 3 boyutu vardır ;

  1. Türü, rengi tanıma ve tanımlama.
  2. Tonu, rengin siyaha veya beyaza oranla açıklık veya koyuluk derecesi.
  3. Yoğunluğu, aynı rengin farklı tonlardaki saflık ve doygunluk derecesi.
4
Renk

Ana Renkler : Kırmızı – Mavi – Sarı
Ara Renkler : Turuncu – Yeşil – Mor
Tarafsız Renkler : Beyaz – Siyah – Gri
Kontrast – Zıt Renkler : Sarı – Mor / Kırmızı – Yeşil / Turuncu – Mavi
Armoni – Bütünleyici Renkler : Mor – Mavi / Kırmızı – Yeşil / Turuncu – Mavi

Tasarımda,sıcak(kırmızı,sarı turuncu) ve koyu sıcak renklere sahip elemanlar ön plana çıkarken,soğuk(mavi,yeşil,mor) ve açık soğuk renkler ise geri planda kalırlar.Tasarım sürecinde ve sunumunda büyük etki sağlayacak olan renk uygulamalarının psikolojik özellikleri;

  •  Parlak renkler, heyecan
  •  Pastel renkler, sakin
  •  Malzemenin öz niteliğini ifade eder
  •  Renk formu belirler
  •  Renk oranları etkiler
  •  Renk ölçeği ortaya çıkarır.
  •  Renk ağırlık duygusu oluşturur. ( Koyu renkli elemanlar ağır, açık renkli elemanlar ise hafif algılanmaktadırlar.)

Ve renklerin algılanan etkileri ve anlamları;

  • Mavi : Sonsuzluk etkisi yaratır. Açık tonları yatıştırıcı, güven veren bir etki yaratır.
  • Yeşil : Sakin, barışçıl, hassas, yumuşak bir etki yapar. Neşe ve sükuneti ifade eder.
  • Sarı : Uyaran, neşelendiren, dikkat çeken bir etki yaratmaktadır. Genişlemeyi, iletişimi ifade eder.
  • Kırmızı : Heyecanlandırıcı, uyarıcı bir etki yapar. Enerji ve gücü temsil eder.
  • Pembe : Küçük alanlarda zenginliği ve önemi vurgular
  • Kahverengi : Mutsuz, kederli.Sıcak rengin yanında soğuk, soğuk rengin yanında sıcak etkisi yapan ara bir renktir.
  • Turuncu, sarı ve beyazla birleştiğinde rahatlatıcı bir etki yaratmaktadır.
  • Gri : Siyaha giden tonları kasvetli, beyaza giden tonları huzurlu bir etki yaratmaktadır.
  • Beyaz : Kullanıldığı bir mekanda güneş ışığını yansıtırsa uyarıcı, neşeli bir etki yaratmaktadır.

Renklerin doğru kullanımı etkili tasarım kompozisyonlarına olanak sağlayacaktır.Bu noktada örneği inceleyecek olursak; duvardaki mavi-yeşil ve sandalyelerdeki kırmızı-turuncu tonlar bağımsız tonlardır. Doğal ahşap tonlarına karşı kullanılan bu tonlar,siyah zemin ile beyaz masa arasında göze çarpar. Sandalyeler mavi –yeşil duvar ile rahat ve eğlenceli bir duygu etkisi uyandırır.

5
İç Mekan

Tüm bu özellik ve durumlar incelendiğinde,renk unsurunun tasarımdaki önemi noktasında hemfikir olmak kaçınılmaz olacaktır. Bu doğrultuda ,tasarımlarımızdaki önemli kriterlerden biri olan renk kavramı ile renklerin psikolojik algı, etki ve özellikleri hakkında bilgi sahibi olmamız tasarımlarımıza yön verecek ,oluşturmak istediğimiz görsel algıya olanak sağlayacaktır.

DOKU

Doku, üç-boyutlu yapıya sahip, objenin hem dış yapısı hem de içyapısı hakkında bilgi veren,sonsuz çeşitliliğe sahip ,yüzeyde gölge ve ışık oyunları ve malzeme özelliği ile birlikte kendini gösteren özel bir niteliktir. Doku sürekli devam eden bir desenin yüzeyinin pürüzünü veya herhangi bir 3 boyutlu hissi bize gösterir.(2 boyutlu dokular desen niteliğindedir bir sonraki adımda bahsedilecektir.)

Doku kavramının hayatımızın her yerinde kavramsal anlamıyla yerine ulaşabilmiş olmasıyla beraber, tasarım hayatımızın birçok noktasında da önemle üzerinde durmamız gereken bir durumdur.Çalıştığımız bölgenin kent dokusu,tarihi ,sosyolojik kültürel dokusu gibi soyut ve somut açılardan ele alarak analizlemelerle tasarımlarımıza başlarız . Bu noktada unutmamamız gereken önemli bir nokta ise;dokunun sadece somut bir kavram olmadığı soyut değerlendirmeler ile tasarımlarımıza yön verebileceğimizdir.

Dokuların nesnelere,mekana veya çalışma ürünlerine kattığı farklı somut etkiler ve bu doğrultuda somut bir analiz yaparken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır;

  • Dokunun yapı etkisi; sert dokulu yüzeyler yakınlık etkisi, yumuşak dokulu yüzeyler uzaklık etkisi verir.
  • Doku ve renk etkisi; sıcak renkli dokular yakınlık etkisi, mat yüzeyli dokular uzaklık etkisi verir.
  • Dokunun ışıklılık etkisi; parlak yüzeyli dokular yakınlık etkisi, mat yüzeyli dokular uzaklık etkisi verir.
  • Dokunun işleniş etkisi; ince ve ayrıntılı işleniş dokulu yüzeyler yakınlık ve keskinlik duygusu verir. Dağınık,ayrıntısız ve belirsiz işlenmiş dokulu yüzeyler uzaklık etkisi verir.
6
Contextual Section ,Studio House,Herman Ang.

Ayrıca doku, yumuşaklık-sertlik, ağırlık-hafiflik, sessizlik-gürültü, huzur-tedirginlik, durgunluk-hareketlilik, sakinlik-heyecanlılık, rehavet-kasvet gibi psikolojik etkiler de yaratır. Yumuşak dokulu yüzeyler; sükunet, rahatlık, monotonluk, soğuk,güçsüz ( hastane, lokanta vb. tercih edilir) Sert dokulu yüzeyler, dinamik, uyarıcı, ilgi çekici, güçlü ve daha sıcak, heyecan verici ( heykel vs. )

Honeycomb Skyscraper ,MAD Architects

Tasarımınıza güçlü bir etki kazandıracak ve kuvvetli bir algı oluşturacak olan doku seçimleri ve vurgularını, tasarımlarınızın makyajı olarak değerlendirebilirsiniz. Bunun yanında doğru renk ve malzeme seçimiyle beraber ihtiyaca göre belirlenmiş dokular kompozisyonu, bütünlüğe hakim ve tamamlanmış olacaktır.

DESEN(PATERN)

Desen, kişinin forma yaklaşma biçimidir.Basit desen dediğimiz yani iki boyutlu desende ışık ve gölge ,çizgi ve kontur ile gösterilir, gelişmiş yani üç boyutlu desende ise form hacim kazanır ve bu şekilde tasarımlanır.

Tasarım temelinde öğrenmeye başladığımız bu kavramı, gelişmiş tasarım sürecinde, konseptin kendisi desen ile birlikte üretilebilir veya yardımcı eleman olarak kullanılabilir. Bu tamamen tasarımcının tasarıma yaklaşım biçimi ile ilişkilidir.

9
Desen

Desen tutarlı ve düzenli bir şekilde yüzeyleri ve yapıları organize eden bir yapıdır. Doğa elementleri incelenerek yapılan soyutlama çalışmaları bu konuda öncüyken, tamamen kişisel tasarımsal bir süreçle de ürün  meydana gelebilir.

Desen, şekil veya formda planlı veya rasgele tekrar ederek yüzeysel bir uygulama olarak tarif edilebilir.Aynı zamanda da kompozisyonun yani bütünlüğün parçalarını düzenleyen iskelet konumunu alabilir. Bu kompozisyon içinde iyi bir desen tasarlayabilmek, desenin işlevinde yer alan çizgi, hareket, denge, hacim, oran, form, ritm, kompozisyon, perspektif, ışık ve renk elemanlarının doğru yaklaşım uygulaması ile sağlanabilir.

danial-reza-sayadian-and-sara-kalantary-683x1024
Danial Apartmanı,by Reza Sayadian and Sara Kalantary

YAZININ DEVAMI İÇİN:

TASARIMIN YAPI TAŞLARI: TASARIM PRENSİPLERİ VE ELEMANLARI #003

Tasarımın yapı taşları dizisinde son bölüm tasarım prensipleri ile sonlanıyor. Tasarım prensipleri, tasarıma temel şekilde yön verirler . Prensipler, tasarıma yönlendirme ve yeni boyut katarken, tasarım elemanlarının (çizgi, şekil, form, mekan, renk, doku, desen) bu süreçte yadsınamaz bir etkisi vardır.Sizler de tasarım sürecinizde,tasarım elemanlarının tasarım prensipleri ile birlikte doğru kullanım ve kombinasyonlarıyla etkili,doğru tasarımlar yapabilirsiniz. Denge, ritim, vurgu, kontrast, harmoni, oran, bütünlük, çeşitlilikprensiplerinden oluşan bu dizide tasarım prensiplerini , detaylandırılmış örneklerle kavramsal bir şekilde açıkladık.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir